logo

Biri “Özgürlük” mü dedi!

Halksesi.com’un imtiyaz sahibi ve Genel yayın Yönetmeni Gazeteci Mete Çağdaş, hapse konuldu.

“Gizliliği ihlal “suçlamasıyla 10 ay hapis cezasına çarptırılan Mete Çağdaş, 9 Mart 2020 Pazartesi günü 3 günlük hapis cezasını çekmek için Sinop Yarı açık cezaevine girdi.

Beraberinde CHP Sinop Milletvekili Barış Karadeniz, CHP Merkez ilçe Başkanı Tolga Kara, Sinop Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Hikmet Kurada, eski cemiyet başkanlarından Mustafa Genç ve sevenleri ile birlikte cezaevi önüne gelen Mete Çağdaş, teslim olmadan önce cezaevi kapısı önünde yaptığı açıklamasında ; “Bir kişinin savcılıkta verdiği ifadesini yayınlıyorum. Savcı beni çağırıyor ve (Bunu sen kimden aldın?”) diyor. Bende kendisine (Evrensel hukuk kuralları çerçevesi içerisinde haber kaynağımı belirtmek istemiyorum.) dedim. Bana (Ben bunu O.K verdim, başka kimseye vermedim, sana o vermiş olmalı.) dedi. Bende (Hayır ben bu kişinin ifadesini O.K’dan almadım. Ve de yasal hakkım olan haber kaynağımı belirtmek istemiyorum.) diyerek, şahsın ifadesini nasıl elde ettiğimi kendisine söylemedim. Bunun üzerine savcı öfkelendi ve iddianame hazırlayarak beni mahkemeye sevk etti. Hakim karşısında da aynı ifademi tekrarladım ve haber kaynağımı belirtmedim. Bunun üzerine dosyada (gizlik kararı var) denilerek suç işlediğim iddiası ile mahkeme beni 10 ay hapis cezasına çarptırdı. Bölge mahkemesi de bunu onamış, fakat onama kararı bana tebliğ edilmeden, savcılıktan tutuklama müzekkeresi gönderildi. 3 yıl altındaki cezalar Yargıtay’a gönderilemediği için bu hakkımı da kullanamadım. Ve bu hapis cezasını çekmek zorunda bırakıldım. 3 Gün yatıp çıkacağım, ondan sonra 10 ay boyunca polis karakoluna gidip imza atacak ve denetimli serbestlik kanunundan yararlanacağım. Şimdi soruyorum madem bu dosyada gizlilik kararı vardı savcı niçin O.K isimli müştekiye o zanlının ifadesini vermiş? Gizlilik kararı olan bir dosyadan hiç kimse kendi ifadesi dahi olsa savcı izni olmadan bunu elde edemez. Sonra O.K adlı müşteki, iki kişinin ismini vererek (Ben Mete Çağdaş’a vermedim, ama bu iki kişiye verdim. Çünkü ifadesi alınan şahıs bu iki kişi hakkında da bana attığı iftiraların aynısını onlara yapmıştı onun için bilgi sahibi olsunlar diye onlara verdim) diyor. Bu sözü geçen iki şahısta (Mete Çağdaş’a biz vermedik) diyorlar. Yani üç kişi bana vermediklerini söylüyorlar bende haber kaynağımı söylemiyorum. Allah aşkına bunun suç neresinde? Ve yine sayın savcı gizlik kararı olan bir dosya için gazetecilere bildirim yapmak zorunda bildirim yapmasına rağmen gazeteci haber yapar ise işte o zaman suç işlenmiş olur. Ve Anayasa da gazetecilerin ifade özgürlüğü belirlenmiş. Tüm dünya da geçerli olan “GAZETECİ HABER KAYNAĞINI BELİRTMEYE ZORLANAMAZ” yasallığı vardır. Anayasa niye var? O evrensel hukuk kuralı niçin konulmuş? Hukuk devletinde geçerli olan kanun kitapları mıdır? Yoksa savcı ve hakimlerin keyfi kararları mı geçerlidir? Bana verilen bu ceza kamu vicdanını derinden yaralamıştır. Kanun koruyucuları hissi davranamaz, keyfi tutum sergileyemez. Ve her şey bir yana görevi ANAYASA ile koruma altına alınmış bir gazetecinin “İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ“ cezalandırılamaz. Ve benim ifadesini yayınladığım şahıs benimle aynı maddeler ile aynı savcı tarafından hazırlanan iddianame ile yargılandı. Ben 1. asliye de o 2. asliye de ben 10 ay hapis cezası aldım o beraat etti. Adliye aynı adliye iddianame aynı maddeleri içeriyor. Demek ki kanun kitabında yazılanlar değil hakimin vicdanında yazanlar geçerli. Demokratik hukuk devletinde böyle şeylerin yaşanmaması lazım. Adalet bir gün herkese lazım olur. Kim bilir bir gün benim için o iddianameyi hazırlayan savcı ile bana cezayı veren hakime de adalet lazım olabilir. Eğer bir ülkede adalet düzgün işlemiyor ise o ülkede hiçbir şey yolunda gitmez. Benim fikrimce ivedilikle Türkiye’nin yerine oturtulmuş adaleti yapılanmalıdır.” dedi. 3 gün hapis cezasını çeken Mete Çağdaş, dün cezaevinden çıktı ve denetimli serbestlik kapsamında 10 ay boyunca imza kontrolüne başlatılacak.

PEKİ BASIN KANUNU’NDA HABER KAYNAĞI GÜVENCESİ NEDİR?

5187 sayılı Basın Kanunu’na göre savcı ve mahkeme, gazetecilere haber kaynaklarını sorabilir ancak haberciler kaynaklarını açıklamak zorunda olmadıkları gibi, haber kaynaklarını açıklamaya da zorlanamazlar.

Basın Kanunu’nun “Haber kaynağı” başlıklı 12. maddesine göre, “Süreli yayın sahibi, sorumlu müdür ve eser sahibi, bilgi ve belge dahil her türlü haber kaynaklarını açıklamaya ve bu konuda tanıklık yapmaya zorlanamaz.

”Gazeteci haber kaynağını söylemeye zor-la-na-mazzz ” Bunu ben değil dünya basın hukuku söylüyor.

Kaynak: Halk Sesi.com

Etiketler:
Share
#

SENDE YORUM YAZ